Sayın hocamız Ali Mithat İnan’ın verdiği Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersinde dönem ödevi olarak 1921-1924 Anayasalarının farklarını ve benzerliklerini araştırdım. Hukuk okuyan herkesin bilmesi gereken konulardan birisinin de Anayasa Hukuku olduğunu düşünüyorum ve Hukuk kategorisinde ilk önce bu konulara yer vermek istedim. Umarım faydalı olabilirim.
1982 Anayasası’ndan önce 1961, 1924, 1921 yıllarında olmak üzere 4 anayasa kabul edilmiş ve benimsenmiştir. Bu anayasalardan en önemlileri daha doğrusu günümüz Cumhuriyet Rejimi’nin benimsendiği ve Demokratikleşmeye doğru ilk adımların atıldığı 1921 ve 1924 anayasalarıdır.
1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu
23 maddeden oluşan Teşkilât-ı Esasîye Kanunu 20 Ocak 1921 tarihinde ilk Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Günün şartları çerçevesinde 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu kabul edilirken nitelikli çoğunluk uygulanmamış ve sıradan bir kanunun kabul edilmesi esnasında uyulan kurallar ile kabul edilmiştir. Bunun nedeni ise yeni yapılan kanunun eski Kanun-u Esasi’de yapılan bir değişiklik değil de tamamen yeni bir kanun daha doğrusu anayasa niteliği taşımasının istenmesidir.Dolayısıyla da İlk Büyük Millet Meclisi’nin kabul ettiği anayasa yeni bir dönemin atılan ilk adımları olarak da adlandırılabilir. Bu anayasa son derece demokratik olarak kabul edilmiştir.Bu sırada da Kanun-i Esasi tamanen ortadan kalkmamıştır sadece normal bir kanun niteliğinde getirdiği çoğu kural geçerliliğini korumaktadır.
1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu hiyerarşik bir yapılanmadan daha doğrusu kendisinin kanunlardan üstün nitelikte olduğunu belirten bir maddeden yoksundur, dolayısıyla kanun gücündedir ve kanun gibi değiştirilir sonucuna ulaşabiliriz.
1921 anayasası “Türkiye Devleti” terimini kullanmıştır.açık bir şekilde milli egemenlik ilkesinden bahsedilmiştir.
1. Hakimiyet bilâkaydü şart milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatanı bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Yani egemenlik hükümdarda değil millettedir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Bu anaysada kuvvetler birliği ilkesini görmekteyiz. Yani TBMM hem yasama hem de yürütme yetkisine sahiptir bu da meclis hükümeti sisteminin benimsendiği anlamına gelir.
2. İcra kudreti ve teşri salahiyeti milletin yegâne ve hakiki mümessili olan Büyük Millet Meclisinde tecelli ve temerküz eder.Yani yürütme gücü ve yasama yetkisi, ulusun tek ve gerçek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi’nde belirir ve toplanır.
Bu anaysada bir devlet başkanlığı sistemi benimsenmemiştir ve bahsedilmemiştir.Büyük Millet Meclisi Reisi meclis adına imza yetkisine sahip olduğu için devletin bir bakıma temsilini üstlenmiş gibi görünmektedir
1921 Anayasasında yargı konusuna yer verilmemiştir. Kuvvetler birliği ilkesinden hareketle bu yetkiyi de TBMM kullanmaktadır. Bunun örneğini de İstiklal Mahkemeleri’nde görmekteyiz.
Saltanat ve Hilâfet makamları birbirinden ayrı sayılıyordu. Saltanat kaldırılıp Hilâfet korunuyordu. Hilâfetin Osmanlı hanedanına ait olduğu kabul ediliyor, ama bu hanedan içinde kimin halife olacağına karar verme yetkisini de Türkiye Büyük Millet Meclisi elinde bulunduruyordu.
“Bu bir emr-i vakidir. Mevzu-i bahs olan; millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? Meselesi değildir. Mesele zaten emr-i vaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemahal olacaktır.Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabiî görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usûlü dairesinde ifade olunacaktır.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun Temel Maddeleri
1. Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
2. Yürütme gücü ve yasama yetkisi, ulusun tek ve gerçek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi’nde belirir ve toplanır.
3. Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi’nce yönetilir ve hükümeti “Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti” adını alır.
4. Büyük Millet Meclisi vilayetler halkınca seçilen üyelerden kurulur
5. Büyük Millet Meclisi’nin seçimi iki yılda bir yapılır. Seçilen üyelerin üyelik süresi iki yıl olup bu üyeler yeniden seçilebilirler. Eski meclisin görevi yeni meclis toplanıncaya kadar sürer.Yeni bir seçim yapılmayacağı anlaşılırsa, toplantı dönemi bir yıl daha uzatılabilir. Büyük Millet Meclisi üyelerinin herbiri, kendini seçen ilin ayrıca bütün ulusun vekilidir.
6. Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, kasım ayı başında, çağrısız toplanır.
7. Şer’i hükümlerin yerine getirilmesi, bütün yasaların konulması, değiştirilmesi, kaldırılması, antlaşma ve barış yapılması ve savaş kararı verilmesi gibi temel haklar Büyük Millet Meclisi’nindir. Yasalar ve tüzükler düzenlenirken, halkın işine en uygun ve zamanın gereklerine en elverişli din ve hukuk hükümleriyle töreler ve önceki işlemler temel olarak alınır. Bakanlar Kurulu’nun görev ve sorumluluğu özel yasayla belirtilir.
8. Büyük Millet Meclisi, çeşitli bakanlıkları özel yasasına göre seçtiği bakanlar aracılığla yönetir. Meclis yürütme işleri için bakanlara yönerge verir ve gerektiğinde bunları değiştirir.
9. Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca seçilen başkan bir dönem süresince Büyük Millet Meclis başkanıdır. Bu kimlikle Meclis adına imza atmaya ve Bakanlar Kurulu kararlarını onaylamaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu üyeleri, içlerinde birini kendilerine başkan seçerler. Ancak Büyük Millet Meclisi başkanı Bakanlar Kurulu’nun da doğal başkanıdır.
10. Kanun-ı Esasi’nin, işbu maddelerle çelişki teşkil etmeyen hükümleri eskiden olduğu gibi yürürlükte kalmaya devam edecektir.
1924 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu
20 Ocak 1921 tarihli anayasa yetersiz bir anayasaydı. Olağanüstü bir dönemde çıkarılmıştı ve çok fazla eksik barındırıyordu. Cumhuriyet’in ilanından sonra yeni bir anayasaya gereksinim duyulmaya başlandı. Gerek günün koşulları gerekse eski anayasanın eksiklikleri TBMM’ni yeni bir anayasa yapmaya zorladı ve nihayetinde 20 Nisan 1924’de içinde 105 maddeyi barındıran yeni bir anayasa kabul edildi. Bu anayasa demokrasi ilkesine daha fazla yer veriyordu. 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nde yer alan ilkelerden de esinlenilmiş bir anayasaydı. Bu anaysada da 1921 Anayasasında belirtilen ulusal egemenlik, kuvvetler birliği ilkesi yer almıştır.Ancak 1921 Anayasasından biraz daha geliştirilerek yeni anayasaya konulmuştur. Egemenlik milletindir ancak TBMM tarafından temsil olunacaktır. Meclisin üstünlüğü ilkesini de bu anlamda görmekteyiz.
1924 Anayasası Cumhuriyet İlkesinden bahsetmiş ve bu ilkeyi temel almıştır.
1. Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Yani Devletin yönetim şekli Cumhuriyet’tir.
2. Türkiye Devleti’nin dini, İslâmdır; resmî dili Türkçedir; makarrı Ankara şehridir. Türkiye Devleti’nin dininin İslâm olduğu, resmi dilinin Türkçe olduğu ve devlet merkezinin Ankara olduğu açıklanmıştır.1937 de Anayasa’nın 2.nci maddesinde yapılan değişikliklerle Türkiye Devleti’nin “Cumhuriyetçi, milliyetçi, laik, halkçı, devletçi ve inkılâpçı” bir devlet olduğu anayasayla da belirtilmiştir. Bu sayede de Türkiye’nin hukuksal olarak modern bir devlet anlayışına geçtiğini görmekteyiz. Ayrıca milletvekillerinin yeminlerindeki “vallahi” kelimesi “namusum üzerine söz veririm” şeklinde değiştirilmiştir.Meclisin görevleri arasında yer alan dinsel hükümlerin yerine getirilmesi hükmü anayasadan çıkartılmıştır.
4. Hâkimiyet bilâ kaydü şart Milletindir.Milli Egemenlik İlkesine değinilmiş ve benimsenmiştir.Milletin egemenliği artık anayasa ile kabul edilmiştir. Yani demokratikleşmenin adımları atılmıştır. Bu egemenlik de TBMM aracılığı ile kullanılmaktadır.
5. Teşri salâhiyeti ve icra kudreti Büyük Millet Meclisinde tecelli ve temerküz eder. Yasama yetkisi ve yürütme gücü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde belirir ve toplanır denilmektedir. Yani henüz kuvvetler ayrılığı ilkesi benimsenmemiş kuvvetler birliği ilkesi hala geçerliliğini korumaktadır.
Meclis en üstte yer alan kuvvettir, onun üstünde bir kuvvetten bahsedilmez. Milletin de tek temsilcisi olma niteliğine sahiptir. Yasama yetkisi doğrudan meclis tarafından kullanılmakta ve yürütme yetkisi de TBMM tarafından seçilecek Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı’nın atayacağı Bakanlar Kurulu aracılığı ile kullanılmaktadır. Daha önce de belirttiğim üzere kuvvetler ayrılığına henüz gidilmemiştir.
1924 Anayasası’na göre yasama organı Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.
5 Aralık 1934’de yapılan değişikliklerle Seçme ve Seçilme hakkı yalnızca erkeklere değil kadınlara da tanınmıştır ve seçmen yaşı 18’den 22’ye çıkartılmıştır.
1 Ekim 1945’te içeriği değiştirilmeden, dili Türkçeleştirilerek yeniden kabul edilmiştir.
1924 Anayasası, 27 Mayıs 1960 hareketine kadar yürürlükte kalmış ve bu hareketle birlikte yürürlükten kalkmıştır.
Görüldüğü gibi 1921 ve 1924 Anayasaları hem benzerlikleri bakımından hem de yeni bir rejime ışık tutmaları bakımından son derece önemli anayasalardır.

Galeriler